11 Ocak 2012 Çarşamba

Gıcır

Bir isler bitirmeye yine İzmir yollarina dustum bu sabah. Hava yagisli, soguk. Tanrim bu kadar mi yakisir bir memlekete gri gokyuzu. En az gunes kadar yakisiyor. Cunku egede o gri bulutlar bile ustune ustune gelmez insanin, nefes alacak bir mesafede orter gokyuzunu.

Herzamanki gibi yine telefon konusmalari yaptim yol boyunca. Gun icinde vakit bulamadigim uzakta kalan dostlari arkadaslari aradim. Sorular ayni 'nasilsiniz, keyfiniz yerinde mi, cocuklar nasil'

İsil isiliz vallahi. Cunku köy yumurtasi yiyiyor cocuklarim ( ve biz),. Bir de simdi yagmur camur var ya yumurtanin ustu iyice kakali. Temiz yumurtadan cekinir oldum. İnekten sagilmis sut iciyoruz. Sutu ilk biz kaynatiyoruz. Aslinda kisaca eti kasaptan, yumurtayi kumesten, ekmegi firindan aliyoruz. Sebze meyveyi komsunun pazarda actigi tezgahtan... Bu sene salcayi yapacak vakti gecirmisiz ama sagolsun komsum, benden kullanirsin dedi.

Nasil olalim.. Parildiyoruz. İcimiz disimiz. Gecen gun goz doktoruna gittim. Bende Gebelik sekeri ciktigini ogrenince bir endokronologa gorunmemi tavsiye etti. izmirde Faruk Ergonen isimli sahane bir insanla da tanismis oldum bu vesile ile. Tahliller yapildi. Gectigimiz cumartesi doktorum aradi sonuclar icin. Sonuclar da benden farkli bir sey demiyor.

Cunku yedigim ispanak, marul ve patates de daha gecen gun oglumla eve girken altinda islandigimiz yagmurla besleniyor. Hava bzodugunda benimle ayni ruzgar dovuyor onun da yapraklarini. Lodos benim basima nasil baski yapiyorsa, tavuklar da ayni sikintidan muzdarip. Anlayacaginiz ben, ailem, hayvanlar ve bitkiler ayni frekanstayiz. Ayni ananin babanin cocuklariyiz. Hepimizi besleyen toprak, hava, su ayni.

Merak edenlere bir daha duyrulur patates, inek, kereviz, patlican kardes kardes gecinip gidiyoruz. İsteyen herkes umarim bir gun bu sekilde (ben 'insanca' diye tabir edecegim) yasama sansina sahip olur.

Temiz hava
Ayik kafa...

Hiç yorum yok: